23 Haziran 2017, 21:07
  •  DAİŞ belgelerinde Türkiye izleri
    İstanbul'da bir kadın cinayeti daha
     Hükümet eğitimde 'ideolojik temizlik' yapmak istiyor!
    Brüksel'de daha büyük bir saldırı planlanıyordu!
    Bu haber 05 Mart 2015, Perşembe 17:07 tarihinde eklendi.
    12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

    MUSTAFA KARASU ANF'NİN SORULARINI YANITLADI

    KCK yürütme konseyi üyesi Mustafa Karasu, 28 Şubat'ta yapılan açıklamanın 2neden dolayı tarihi olduğunu kaydetti.

    KCK Yürütme Konseyi Üyesi Mustafa Karasu, Fırat haber ajansının gündemdeki konulara ilişkin sorularını  yanıtladı.
     
    Karasu, 28 Şubat'ta Dolmabahçe'de yapılan açıklamanın iki nedenden dolayı tarihi olduğunu belirtti.
     
    'Bu açıklamanın tarihi olmasının nedeni, iki tarafın yapacakları çerçevesinde Türkiye'nin demokratikleşmesi ve Kürt sorununun çözümünü ortaya koyan bir proje içermesidir. Bu, açıktan açığa Önder Apo'nun, Kürt Özgürlük Hareketi'nin Kürt sorununda muhatap olduğunun ortaya konulmasıdır.
     
    Hükümet böyle bir açıklamaya neden katıldı, bu açıklama neden Dolmabahçe Sarayı'nda oldu, Hükümetin hesapları neydi, bunlardan bağımsız olarak bu açıklamanın tarihi önemde olduğunu söylemek gerekiyor.
     
    Tarihi olmasının bir nedeni de, bu açıklama 2013 Newroz'unda Önder Apo'nun okunan manifestosunun çerçevesini ifade etmektedir.'
     
    Manifestoya Kürt özgürlük hareketinin uyduğunu ancak AKP'nin üstüne düşen yasal ve anayasal adımları atma görevini yerine getirmediğini belirten Karasu  Öcalan'ın sunduğu 10 maddelik bir müzakere taslağına değindi.
     
    'Bu açıklamadaki on madde bir bütün olarak Türkiye'nin demokratikleşmesi maddeleridir. Bu nedir? Türkiye'de Kürt sorununda, Alevi sorununda, yerellerin kendi kendini yönetme sorununda demokratik bir çözüme kavuşacaktır. Tüm dışlanmışlar bu taslakla birlikte yapılacak müzakereyle özgür ve demokratik yaşama kavuşma zeminini yakalayacaktır. Demokratikleşmenin derinleşmesini ifade eden kadın sorunu ve ekoloji sorunu da müzakereler çerçevesinde bir çözüme kavuşacaktır. Her alan demokratikleşecekse, toplum ve yereller güç olacaksa, ekonomik alanda da toplumun güç olması anlamına gelen ekonominin demokratikleşmesi de sağlanacaktır.'
     
    Açıklama ardından Hükümetin  tüm görevlerini yerine getirdiğine dönük algısına dair ise şunları belirtti.
     
    'Silahsızlanma diye bir şey söz konusu değildir. Şu anda Hareketimizin gündeminde silahsızlanma diye bir şey yoktur. Böyle bir konuyu gündemimize almamışız, hiç düşünmemişiz de, aklımıza da getirmemişiz. Ancak yıllardır söylüyoruz, Türkiye'de Kürt sorunu çözülürse, Türkiye'ye karşı silahlı mücadeleyi durduracağız, bırakma kararı alacağız. Bu açıdan tabii ki Türkiye'de demokratikleşme olup Kürt sorunu çözüldüğünde Türkiye'ye karşı da silahlı mücadele sonlanacaktır. Ne İmralı'daki görüşmelerde ne de okunan belgede PKK'nin ya da HPG'nin tümden silahları bırakacağı biçiminde bir yaklaşım yoktur. Türkiye'ye karşı silahlı mücadelenin bırakılması tartışılmıştır, tartışılmaktadır. Kürt sorununun çözümünde somut adımlar atıldığı takdirde PKK Kongresi böyle bir gündemle toplanacaktır.'
     
    Hükümetin bu açıklamadan sonra hemen gerillanın silah bırakacağını temel gündem gibi sunması bir özel savaş yaklaşımıdır. Bu bir çözüm ve barış dili değildir.2 diyen Karasu şöyle devam etti.
     
    'Niyet beyanı nedir? Niyet beyanını hemen, derhal bugünden yarına Türkiye'ye karşı silahlı mücadelenin bırakılması biçiminde bir açıklama olarak ele almak açıklamayı doğru anlamamak ve kendine göre yorumlamaktır. Bu da bir özel savaş ya da psikolojik savaş mantığıdır. Ve seçim öncesi bir propaganda malzemesi olarak kullanmaktır. Herkesin ciddiyetle yaklaşması gerekiyor. Yüz yıllık Kürt sorununa böyle yaklaşarak bir yerlere varılamaz.
     
    Hükümet yetkilileri ve bazıları "seçimden önce hiçbir adım atılamaz, Hükümet hiçbir şey yapamaz, Hükümetin hiçbir şey yapması mümkün değildir" diyor. Ama sıra gerillanın Türkiye'ye karşı silahlı mücadeleyi bırakması ve bu temelde kongre yapılmasını hemen olabilecek bir şeymiş gibi gündeme koyuyor ve tartışıyorlar. Böyle gayriciddi bir durum olabilir mi? Kaldı ki açıklamada da görüldüğü gibi esas olan tahkim edilmiş ateşkestir. Buna devletin de uyması, Özgürlük Hareketi'nin de uymasıdır. Aslında şu anda Hükümete sunulmuş en önemli fırsat budur; tahkim edilmiş ateşkestir. Bu tür psikolojik savaşla, özel savaşla tahkim edilmiş bir ateşkes bile anlamsız hale getiriliyor.'
     
     
     


    Okunma: 457
    Yazdır Paylaş
    ETİKETLER :
    Diğer Haberler


    PageRank Checker