29 Nisan 2017, 23:24
  •  DAİŞ belgelerinde Türkiye izleri
    İstanbul'da bir kadın cinayeti daha
     Hükümet eğitimde 'ideolojik temizlik' yapmak istiyor!
    Brüksel'de daha büyük bir saldırı planlanıyordu!
    Bu haber 19 Mart 2016, Cumartesi 09:21 tarihinde eklendi.
    12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

    AB-Türkiye mülteci anlaşması: Güvensizlik ve fiyasko endişesi

    Avrupa Birliği ile Türkiye arasında mülteci akışının durdurulmasını hedefleyen bir anlaşmaya imza atıldı. Ancak anlaşmanın hayata geçirilmesi kolay görünmüyor.

    Avrupa Birliği ile Türkiye arasında mülteci akışının durdurulmasını hedefleyen bir anlaşmaya imza atıldı. Ancak anlaşmanın hayata geçirilmesi kolay görünmüyor.
     
    Cuma günü imzalanan anlaşma, Yunan adalarına Ege üzerinden kaçak olarak geçen herkesin Türkiye'ye geri gönderilmesini öngörüyor.
     
    Bu sınırdışılar "bire bir" ilkesine göre yapılacak.  Yani Yunanistan'dan gönderilecek her bir Suriyeli karşılığında, bir Suriyeli Avrupa Birliği tarafından kabul edilecek.
     
    Yapılan açıklamada 20 Mart'ta itibaren Yunanistan'a geçen tüm göçmenlerin Türkiye'ye gönderilmesi öngörülüyor. İlk sınırdışıların 4 Nisan'da yapılması planlanıyor.
     
    Bunun karşılığında Türkiye'ye ek olarak 3 milyar euro daha yardım yapılacak.  Ayrıca 75 kriterin yerine getirilmesi halinde Türkiye'ye vize serbestisi tanınacak ve Avrupa Birliği'ne tam üyelik süreci hızlandırılacak.
     
    Brüksel'deki zirve ardından bir açıklama yapan Avrupa Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker, toplu sınırdışıların yapılmayacağını söyledi.
     
    Juncker, "Avrupa Birliği, itiraz başvurusu dahil olmak üzere iltica hakkı alanındaki uluslararası kurallara saygı gösterecek" dedi.
     
    Hayata geçirilecek tedbirlerin karmaşıklığı, bu anlaşmanın etkili olup olmayacağı konusunda şüphe yaratıyor.
     
    Almanya Başbakanı Angela Merkel, hiçbir illüzyon içerisinde olmadığını belirterek, "Şimdi yasallık konusundaki büyük sorunları aşmamız gerekiyor" dedi.
     
    Mültecileri sınırdışı edilmesi ve buna karşılık kabul edilecek mülteciler konusunda yasal tedbirlerin alınması gerekiyor. Mevcut durumda, mültecilerin sınırdışı edilmesi önünde ciddi yasal sorunlar bulunuyor. Eğer bir mülteci dönmek istemezse, zor kullanılması da bu sorunlar arasında yer alıyor. Sivil toplum örgütleri, anlaşmanın keyfi ve toplu sınırdışılara yol açabileceğini belirtiyor.
     
    Güvensizlik ve şüphelerin diğer yanında, Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve iktidarı var. Alman muhafazakar gazete Frankfurter Allgemeine, "Tüm bahsi Erdoğan üzerine oynamak bir fiyasko ile sonuçlanabilir" diye yazdı.  Fransız le Parisien gazetesine konuşan bir Avrupalı diplomat, Avrupa Birliği üyeliğinin de öyle bugünden yarına olabilecek bir şey olmadığını söyledi.
     
    Avrupa kamuoyunun da buna hazır olmadığını ifade eden diplomat, benzer şekilde vize serbestisinin 72 kriter göz önüne alındığında yarının işi olmadığını belirtti.
     
    Avrupa Konseyi Başkanı Donald Tusk, anlaşma konusundaki hakim duyguyu şöyle özetledi: "Az bir şey, hiçbir şey olmamasından iyidir."
     
    Ancak uzmanlara göre, başarısız kuşkulu olan bu az şey, Erdoğan tarafından iç politikada kendi amaçları için kullanılacak.
     


    Okunma: 251
    Yazdır Paylaş
    ETİKETLER :
    Diğer Haberler


    PageRank Checker