Karayılan: Brüksel’deki saldırıların mutlaka Türkiye ile bağlantısı var

PKK Yürütme Komitesi Üyesi Murat Karayılan, Brüksel'de 22 Mart Salı günü gerçekleşen saldırılar ile Türkiye arasında mutlaka bir bağ olduğunu söyledi. Karayılan, Türkiye'nin Kürtlere saldırarak DAİŞ üzerindeki yükü de hafiflettiğini belirtti.
Karayılan: Brüksel’deki saldırıların mutlaka Türkiye ile bağlantısı var
PKK Yürütme Komitesi Üyesi Murat Karayılan, Brüksel'de 22 Mart Salı günü gerçekleşen saldırılar ile Türkiye arasında mutlaka bir bağ olduğunu söyledi. Karayılan, Türkiye'nin Kürtlere saldırarak DAİŞ üzerindeki yükü de hafiflettiğini belirtti. 
 
Dengê Kurdistan Radyosu’na konuşan Murat Karayılan, gündemdeki bir çok konuyu değerlendirdi. 
 
Sur ve Cizîr başta olmak üzere kentlerdeki direnişlere dikkat çeken Karayılan,  "Gelinen durum şehir direnişlerine olan umudu daha da büyüttüğü gibi AKP devletinde de bir tıkanma ve çözümsüzlük durumunu yaşattı" dedi. 
 
"DEVLET SUR'DA SERSEMLEDİ"
 
Devletin 99 gün boyunca Sur’a giremediğini, orada tıkandığı ve sersemlediğini belirten Karayılan, şöyle devam etti: "Aslında düştü. Bunun için şimdi rövanş almak istercesine Gever, Şırnak ve Nusaybin’e saldırıyor. Çünkü Cizre ve Sur’da içine girdiği durumu aşmak istiyor."
 
Gever, Şırnex ve Nisêbîn'de direniş zemininin çok daha güçlü olduğunu belirten Karayılan, "Sömürgeci AKP devletinin bu konudaki hesapları yine tutmayacaktır ve sonuç almayacaktır" şeklinde konuştu. 
 
"DÜŞMAN YIPRANMIŞ VE TIKANMIŞ DURUMDA"
 
Karayılan, mevcut durumda Kürt halkı olarak çok daha avantajlı bir şekilde baharı karşıladıklarına dikkat çekerek şöyle konuştu:
 
"Karşımızdaki düşman yıpranmış durumda ve tıkanmış bir pozisyonu yaşıyor. İçini bir korku kaplamış durumda. Bakın; dün önce hükümet sözcüsü Numan Kurtulmuş konuştu; ‘korkmuyoruz, kimse bizi korkutamaz’ dedi. Öğleden sonra şefleri Erdoğan çıktı, ‘kimse bizi korkutamaz; biz kimseden korkmuyoruz; biz korkan değil, korkutanız’ dedi.  Bugün (Salı günü) de Davutoğlu ‘Meclis’te grubuna konuştu; ‘biz kimseden korkmuyoruz; dimdik ayaktayız’ dedi. Bu açıklamalar bile onları nasıl bir korku kapladığını gösteriyor. Korkuyorlar. Çünkü başta Cizre olmak üzere Kürdistan’da işledikleri tüm suçlara, sivil ve silahsız insanları vahşice katletmelerine rağmen, insanlarımızı bodrumlarda yakmalarına rağmen onlara karşı gösterilen direniş devam ediyor. Newroz kutlamalarında da görüldüğü üzere halkımızda onların yaratmak istediği korku ve tereddüt yoktur."
 
"TEK ÇÖZÜM YOLU ÖNDER APO"
 
AKP rejiminin artık sonuca ulaşamayacağını kaydeden Karayılan,  şunları ifade etti: "Daha önce belirttiğimiz gibi onların bu durumdan bir tek çıkış yolu vardır: Bu da Önder Apo’ya başvurmalarıdır. Elbette bu savaşa karar veren ve yürüten biziz. Bunda Önder Apo’nun bir sorumluluğu yoktur, sorumlu biziz. Ama eğer Önder Apo’ya özgürlük imkanları sunarlarsa ve önünü açarlarsa, onları bu darlıktan ancak Önder Apo kurtarabilir. Tabii ki bunun için Önder Apo’nun özgürce hareket etme olanakları ve ikna çalışmalarını yürütebilmesi gerekiyor. Aksi durumda eskisi gibi yazılı mesajlarla kimse ikna olmaz.  Diğer bir hususta Önder Apo İmralı’da tutuklu olduğu sürece görüşmelerin bir sonuç almayacağı anlaşılmıştır."
 
AKP ile DAİŞ arasındaki bağlantıya da işaret eden Karayılan,  "Erdoğan çıkarları uğruna Kürtlere saldırdı. Bunun için DAİŞ’le ittifak yaptı. Bu ittifak Rojava’da tutmayınca, bizzat kendisi girdi devreye" dedi.
 
Karayılan,  "Bu anlamda ele alındığında, AKP’nin bize karşı geliştirdiği saldırı hamlesi aslında DAİŞ’in üzerindeki yükü hafifletti. Ve bununla DAİŞ nefes aldı. Bu bir biçimde DAİŞ’e büyük destek oldu. Bunu yaparken utanmadan büyük bir yalanla DAİŞ, PKK ve DHKP-C’ye karşı saldırı başlattığını ilan etti" diye konuştu. 
 
‘PÖH  İÇERİSİNDE  DAİŞ VE EL NUSRA ÇETELERİ VAR’
 
Saldırıyı başlatan tarafın AKP devleti olduğunu söyleyen Karayılan, Polis Özel Harekat  (PÖH) içerisinde de DAİŞ ve El Nusra üyelerinin olduğunu söyledi.
 
Karayılan şöyle konuştu: "Biz saldırmıyoruz ki; onlar saldırıyorlar. AKP, bizim DAİŞ’e karşı olan savaşımıza bu şekilde müdahale etti. Niye bunu görmüyorlar? İşte Nusaybin’de devlet adına savaşıp ölenlerden 2’si DAİŞ elemanı çıktı. PÖH’ün içerisinde maskeli olanların hepsi DAİŞ ve El Nusra üyeleridir. AKP ve DAİŞ’in Rojava’da kurmuş oldukları ittifak, şu an Kuzey’de devam ediyor."
 
"BRÜKSEL'DEKİ SALDIRILARI ŞİDDETLE KINIYORUM"
 
Salı günü Brüksel'de 30'u aşkın kişinin hayatını kaybettiği saldırıları şiddetle kınayan Karayılan, "Öncelikle bu vesileyle tüm Belçika halkına başsağlığı diliyor ve bu insanlık dışı saldırıyı da şiddetle kınıyorum. İnanıyorum ki Belçika halkı bu vahşi saldırı karşısında toparlanacak ve böylece gereken cevabı verecektir."
 
"BRÜKSEL SALDIRILARININ MUTLAKA TÜRKİYE İLE BAĞLANTISI VAR"
 
Karayılan şöyle devam etti: "Şu bir gerçek ki, Erdoğan gerçekten DAİŞ’e karşı tutum almazsa, DAİŞ’in Avrupa’daki saldırıları da durmayacaktır. Araştırılsa, Brüksel’de eylem yapan kişilerin neresi üzeri Avrupa’ya gitmiş olduğu görülecektir. Bir biçimde mutlaka Türkiye’yle bir bağı vardır. Türkiye, DAİŞ için rahat hareket edilebileceği, toparlanabileceği, kısacası çok amaçlı kullanabileceği bir ülke. Ciddi bir takip edilme durumları söz konusu değil. Bu bir gerçekliktir."
 
Avrupa ve ABD'nin AKP'ye yönelik yaklaşımlarını da eleştiren Karayılan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Avrupalı ve ABD’li yetkililer bunu biliyorlar ama buna rağmen tutum almıyorlar. 'AKP’yi DAİŞ’e karşı cepheye koyacağız; AKP bize İncirlik’i açtı, koalisyona katılsın yeter' diyorlar. AKP de DAİŞ’e karşı cepheye giriyor ama DAİŞ’e karşı savaşmıyor, 'DAİŞ’e karşı savaşıyorum' adı altında Kürt halkına ve hareketimize karşı savaşıyor. Bu savaşı yürütürken de uluslararası güçlerden Kürdistan’da yaptığı uygulamalara göz yummalarını istiyor. Bu konuda kendini pazarlıyor. Suriye’den gelen mültecileri bir şantaj olarak kullanıyor. Bu konuda ABD ve Avrupa’nın AKP’ye dönük olan yaklaşımları doğru bir yaklaşım değildir. Dürüst yaklaşmıyorlar; çifte standartlı yaklaşıyorlar. DAİŞ bu biçimde tasfiye edilemez. Bu ilişki hattında birçok eksikliğin olduğu görülüyor. Belçika’da son gerçekleşen saldırı da bunu bir kez daha ispatlıyor."
 
"Sonuç olarak bu konuda diyeceğim; ABD ve Avrupa’nın DAİŞ’in kaynakları konusundaki tutumu daha net olmalı. Şimdiye kadar tutumları net olmadığı için AKP’nin Kürdistan’daki uygulamalarına da göz yumuyorlar. Bu doğru bir yaklaşım değildir."
 
‘AKP SUR’DA 105 GÜNDE 400 KAYIP VERDİ’
 
AKP ve ordu ortaklığının Türkiye toplumu ve kamuoyundan çok şey gizlediğini belirten Karayılan, kent savaşlarında Türk devletinin çok fazla kayıp verdiğini ifade etti. 
 
Karayılan şöyle konuştu:  "Şehir savaşlarında çok sayıda kayıpları var ama basına birer ikişer olarak veriyorlar. Fakat kayıp sayıları çoktur. Bizim güvenilir kaynaklardan çok net aldığımız bilgilere göre sadece Sur’da 105 gün süren çatışmalarda 400 ölüsü ve 563 yaralısı vardır. Ama bunu kamuoyundan gizlemektedirler. Türkiye’deki toplumsal inisiyatif Erdoğan’ın Saray hesaplarının önüne geçmezse, bu uğurda daha yüzlerce Türk ve Kürt gençlerinin yaşamlarını yitireceği açıktır. Bütün bunların başında derin devletin Kürt fobisi ve Erdoğan’ın iktidar hesapları vardır. Topluma ‘ülkemiz bölünmek isteniyor, dış güçlerin parmağı var’ diyerek büyük yalan söylüyorlar. Oysa PKK’nin projesi demokratik özerklikle gönüllü birliği pekiştirmek ve Türkiye’yi demokratikleştirmektir. Bu tüm Türkiye halkılarının çıkarına olan en uygun yöntemdir. Fakat Erdoğan ve onun havuz medyası ısrarla bunu çarpıtarak bölücülük diye yansıtıyorlar. Oysa iktidar hesapları uğruna asıl bölücülük yapanlar bizzat kendileridir.”
 
http://www.mednuce.com/ adresinden 28 Nisan 2017, 02:34 tarihinde yazdırılmıştır.